
Endonezya Padang'da meydana gelen depremin ardından en kısa sürede deprem bölgesine ulaşıp, depremzedelere yardım ulaştıran Derneğimiz Endonezya temsilcisi Sami ÇİL yardım faaliyetlerini tamamlayarak ilginç hatıralarla bölgeden ayrıldı.
Açe'den Padang'a 3 gün süren zorlu bir yolculuktan sonra ulaşan IBS ekibimiz, hemen yardım çadırlarını kurarak çalışmalarına başladı. Padang'da alışveriş yapmanın mümkün olmayacağını düşünen ekibimiz, yardım malzemelerini de deprem bölgesine 2 günlük mesafedeki Medan'dan temin etti.
Endonezya temsilcimiz Sami ÇİL deprem bölgesine ulaştığında kendilerini Padang Belediye Başkanı büyük bir sevinçle karşılıyor. "Elimizdeki gıda maddeleri bitmek üzereydi, iyiki geldiniz, sizi Allah gönderdi" diyerek ekibimizin yardım malzemelerini dağıtabilmeleri için hemen kendilerine yer gösteriyor ve her türlü kolaylığı sağlıyor. IBS ekibimiz hazırlıklarını tamamlayarak Medan'dan yanlarında getirdikleri pirinç, balık konservesi, yemeklik yağ, makarna gibi gıda maddelerini halka dağıtmaya başlıyorlar. Yardım için bölgeye gelen Sağlık Bakanlığımız Ulusal Medikal Kurtarma Ekipler(UMKE) birimindeki gönüllü sağlık personelinin getirdiği yardımlarda Sami Beyin gerekli prosedürleri halletmesiyle bölgeye ulaştırılıyor. UMKE birimi de temsilcimiz Sami ÇİL rehberliğinde sağlık taramalarını gerçekleştiriyorlar. Temsilcimiz Sami Bey'in ifadelerine göre halk, yardımın Türkiye'den geldiğini öğrenince daha bir memnun oluyor. Hem bölge yöneticileri, hem de evleri sağlam durumda olan bölge halkı ekibimizi misafir etmede birbirleriyle yarışıyorlar. “Sizler taa Türkiye’den bize yardım getirmişsiniz, biz de sizin için bir şeyler yapmış olalım” diyerek ekibimizin etrafında pervane oluyorlar. Temsilcimiz Sami ÇİL bölgede yaşadığı duygusal, ilginç birkaç hadiseyi de şöyle anlatıyor.
“ Pariaman bölgesine yardım götürmek için Padang belediyesi önünde bekliyorduk. O esnada bir kadın iki çocuğuyla birlikte binanın önünde oturuyordu. Orada bulunanların konuşmalarından kadının kocasının dağın çökmesi sonucunda toprak altında kalarak hayatını kaybettiğini öğrendim. Ancak kadın kocasının öldüğünü kabullenmiyor ve onun geleceğine inanarak belediye binasının önünde beklemeye devam ediyordu. Kadının yanına konuşmak için gittim. Endonezya dilini bilmediğini, Padang dili bildiğini söyledi. Anlaşmamız için yanımızdakiler yardımcı oldu. Kadına ve çocuklarına yanımızda bulunan yardım malzemelerinden ve bir miktar da para verdim. Ona sabırlı olmasını Allah’tan gelip yine ona döneceğimizi söyledim. O sözlerimden sonra kadın ağlamaya başladı. Bir taraftan da elleri kaldırmış dua ediyordu. Kadının duaları karşısında biz de dahil orada bulunan herkes ağlamaya başladı. Kadını ve çocuklarını tekrar teselli edip, kendileriyle ilgilenmeye devam edeceğimizi söyleyerek yanlarından ayrıldık. O kadının gözyaşları içinde yaptığı o duayı hiç unutmayacağım”
BU ARABA BU YOLU GELEMEEEZZZ…
Yardım faaliyetleri sırasında ekibimizin aracının radyatör borusu patlıyor. Bölgede aracın tamiri için gerekli parçayı bulmak mümkün değil. Tamirciye göre ise aracın Medan’a ulaşması çok zor. Ancak Sami Beyin ifadesiyle yapılan yardımlar, alınan hayır dualar vesilesiyle aracımız Medan’a ulaşıyor. Başlarından geçen hadiseyi şöyle anlatıyor Sami Bey,
“ Aracı götürdüğümüz tamirci bunun parçası 10 günde anca gelir dedi. Ama biz bölgeden ayrılmak zorunda olduğumuzu kendisine söyledik. Tamirci bize bu araçla ancak 50 km hız yapabilirsiniz, yollar kötü ve yokuş birde sıcak hava eklenirse 20 km hız ancak yapabilirsiniz dedi. Söylediğine göre bu durumda günlerce yol gitmemiz gerekecekti. Tamirciye teşekkür edip Allah yardım eder bakalım diyip oradan ayrıldık. Arabamızın arızalı olmasına karşın sanki bir problem yokmuş gibi gidiyorduk. Yolda olduğumuz iki gün boyunca hiç güneş çıkmadı. Yağmur bulutları devamlı bizimle birlikteydi. Ortalama 120 km hızla iki gün sonra Medan’da idik. Hemen aracımızı tamirciye götürdük. Padang’dan geldiğimizi ve aracımızın arızalı olduğunu söyledik. Tamirci aracı inceleyip dikkatlice yüzümüze baktı. “Siz şimdi bu arabayla padang’dan geldiğinizi mi söylüyorsunuz” dedi. Biz de evet dedik. Tamirci olamaz diyordu. Bu araç Padang’dan buraya gelemeeeezzzz. Velhasıl tamirciyi inandıramadık. Yaptığımız yardımlar, aldığımız dualar vesilesiyle yolculuğumuz kazasız belasız tamamlandı.”
Böylelikle derneğimiz deprem bölgesi için gönderilen yardımları en iyi şekilde bölge halkına ulaştırdı. Çekilen sıkıntılar, yaşanan zorluklar bir ihtiyaç sahibinin Allah razı olsun demesiyle unutulup gidiyor.
Bizler IBS olarak sıkıntı ve zorluk içindeki mağdurların her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki kurban bayramı vesilesiyle de hayırseverlerimizin kurban bağışlarıyla binlerce ailenin yüzünü güldürecek, evini şenlendireceğiz. Bu kutlu bayramın tüm dünyada bayram gibi yaşanması için çaba göstereceğiz…
Gayret bizden, Başarı Cenab-ı Haktan…

















